"İskender Lahdi"

İskender Lahdi, 1887 yılında Osman Hamdi Bey tarafından Sidon kentinin (Bugünkü Lübnan’da bir anti kent) krallar mezarlığında yapılan kazılarda bulunmuştur. Her ne kadar “İskender Lahdi” olarak anılsa da aslında İskender’e ait değildir. M.Ö. 320 yılına tarihlenen lahdin Sidon Kralı Abdalonymus’a ait olduğu düşünülmektedir.

Lahdin ön yüzünde solda atının üzerinde İskender gösterilmiştir. Bu tasvirden dolayı lahdin ismi İskender ile bütünleşmiştir. Aslında İskender Babil’de ölmüş ve cenazesi İskenderiye’ye gönderilmiştir. Lahdinin de insan biçimli bir lahit olduğu bilinmektedir.

İskender Lahdi’nin gövdesinin uzun yüzlerinden birinde Persler ve Yunanlılar arasındaki bir savaş sahnesi yer almaktadır. Yunanlılar ile Pers askerleri kıyafetlerinden kolaylıkla ayırt edilebilir. Yunanlılar kısa tunik veya pelerin giyerken, Pers askerlerinin pantolonlar, birkaç kattan oluşan uzun kollu gömlekler ve başlarını saran başlıklar giydikleri göze çarpmaktadır. Savaş sahnesinin İskender’in M.Ö. 333 yılında kazandığı, ona Fenike ve Suriye kapısını açan İssos Savaşı’nı temsil ettiği düşünülmektedir. Bu savaşın sonuçlarından biri de, lahdin sahibi olduğu sanılan Abdalonymos’un yazgısının değişerek bir süre sonra Sidon kralı olmasıdır.

Lahdin ikinci uzun yüzünde iki av sahnesi canlandırılmıştır. At ve arabalarla avlanmanın Yakındoğu uygarlıklarına ait bir özellik olduğu, İskender’in de bu tür avlara katıldığı bilinmektedir.

Bezemelerin incelenmesi Lahdi yapanların doğu süsleme sanatını çok iyi bildiğini göstermektedir. Akroterin üst sırası yer yer sadece kanat parçaları kalmış kartallarla dönüşümlü olarak yerleştirilmiş kadın başlarından oluşmuştur. Eski Suriye’de kartalların ölülerin ruhlarını cennete taşıyan kuşlar olduğuna inanılırdı. Her iki alınlığın tepe akroterleri Pers grifonları ve bitkisel bezemelerle süslüdür. Alınlığın köşelerine lahdin koruyucusu olarak birer aslan oturtulmuştur.

Lahdin kapağı da gövdesiyle aynı cins mermerden yapılmıştır. Lahdin işlemelerinin inceliği, böyle bir eseri Yunanistan’dan Lübnan’a götürmek çok tehlikeli olduğu için eserin Sidon’da yapılmış olması gerektiğini akla getirmektedir. Lahdi boyayan ressamların da yontucu kadar usta oldukları sanılmaktadır. Lahit bitirildiğinde gözler, kirpikler, dudaklar ve giysilerin mor, sarı, mavi, kırmızı ve menekşe rengiyle boyandığı, figürlerin tenine hafif vernik sürüldüğü anlaşılmaktadır.

Kaynak: İstanbul Arkeoloji Müzeleri
Lahdin fotoğrafları İstanbul Arkeoloji Müzesi fotoğrafçısı Turhan Birgili tarafından çekilmiştir.

"Lahit üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda, eserin orjinal halinin renkli olduğu belirlenmiştir."

“Antik dönem sanatında renklilik” ifadesi, heykel, mimari ve mozaik sanatlarında çeşitli şekillerde ve etkileyici bir biçimde kullanılan mermer vb. doğal malzemelerin renklendirilmesini çağrıştırır.

İskender Lahdi Canlandırması

Fen bilimlerindeki hızlı gelişmelerin uygulandığı yeni belgeleme ve analiz yöntemleri son yıllarda boyaların araştırılmasında da kullanılmaya başlamıştır. Antik Yunan ve Roma dönemlerinde sadece mimari parçalar değil, hatta şaşırtıcı biçimde bundan daha fazla heykel ve kabartmalar da canlı renklere boyanmıştı. Yeni araştırmalar sonucunda da kanıtlandığı üzere o dönemde renk, bu eserlere günümüzde düşündüğümüzden çok daha farklı bir görünüm kazandırmıştı.

Münih Devlet Eski Eserler Koleksiyonu’na bağlı Glyptothek Müzesi, bu yeni araştırma alanında elde edilen ve bilimsel doğruları neredeyse temelden değiştiren bulguları daha geniş bir kitleye ulaştırmayı kendisine görev edinmiştir. 2003 yılında antik eserlerin gerçeğe uygun olarak renklendirilmiş kopyalarından oluşan bir sergi kısa aralıklarla Münih, Kopenhag, Roma, Basel ve Amsterdam’da düzenlenmiş ve büyük başarı elde etmiştir. 2006 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılan bu sergi kapsamında antik heykel ve kabartma sanatının heyecan verici, ancak şimdiye kadar iyi bilinmeyen bir yanı ortaya koyularak eserlere farklı bir bakış açısıyla yaklaşılması sağlanmıştır.

Sergi sırasında, müzede bulunan ünlü İskender Lahdi’nin orijinal zengin renkleriyle hazırlanan kısmi rekonstrüksiyonu, serginin sona ermesinin ardından müzede kalmıştır ve lahdin orijinal hali hakkında ziyaretçilere bilgi vermektedir.

Kaynak: “Renkli Tanrılar-Antik Heykel Sanatında Çokrenklilik” adlı kitabın önsözü.

 
 


Bu sitede yer alan veriler bilgilendirme amaçlıdır, resmi mahiyette kullanılamaz.
©2011-2012 Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü